Öğretmen Adaylarından Bakan ve Başbakana Mektup

Yazı Tarihi : 5 Aralık 2010 Kategori : Eğitim, Siyaset

Öğretmen adayları Milli Eğitim Bakanı ve Başbakana 2010 Kpss skandalı sonrası oluşan mağduriyetin giderilmesi, 6 Aralık’taki 30.000 kadrolu alımından sonra 30.000 ek sözleşmeli öğretmen alınması ve öğretmen atamalarındaki sorunlarla ilgili mektup verdiler.

Mektubu ulaştıran arkadaşımızın görüşleri şu şekilde ;

Evet arkadaşlar daha önce bir forumda Sayın Bakan ve Başbakana ulaşabileceğimi duyurmuştum. Bugün Nuri Demirağ Havaalanı açılışından sonra Başbakan ve sayın bakanlarla milletvekillerine ulaşma şansı yakaladım.

Önce Başbakan gelmeden korumasıyla görüştüm. Korumaların başındaki kişi mektupları kendisine ulaştırıyormuş. Ben de hazırladığım kopyalardan birisini kendisine verdim.

Bu sırada milletvekillerine danıştığım esnada Bakan Taner Yıldız ve Binali Yıldırım ile de görüşme şansı yakaladım. Taner Yıldız ve TBMM Plan Bütçe Komisyonu Başkanı Mustafa Açıkalın ile üçlü bir görüşme yaparken kopya skandalı nedeniyle iptal edilen Kpss sınavı nedeniyle puanımın yarım puan düştüğünü ve mağdur olduğumuzu söyledim. Hatta Taner Yıldız benim “Olan Bize Oldu” şeklindeki ifadem sonrasında oldukça üzüldü. Mustafa Açıkalın ise sen zeki bir arkadaşsın, üzülme dedi. Her geldiğimizde proje falan sunuyorsun öğretmenlikle yetinme yakında Uzman Yardımcılığı sınavları falan açacağız dedi. Başka alanlara alımlar yapacağız dedi. Bu sözler biraz üzdü beni ve karşılık olarak ben idealist birisiyim dedim.

Sonra Milletvekili Hamza Yerlikaya beni Binali Yıldırım’a ulaştırdı. Bu sırada Başbakan geldi. Başbakan ile aynı odaya bir şekilde girdim ama Başbakana derdimi anlatmam zordu. O sırada telefon ile kendisine bir yerde yapılan seçim sonucunu aktardılar. Galiba bugün ertelenen bir seçim yapılmış. Oradaki oy oranlarını falan aktardılar. Telefondakilere “Az Önce yüzde 70 diyordunuz, düştü mü ? ” falan diye sorular sordu. Salonda 20 – 25 kişi vardı. Kimisi seçimlerde aday olmaktan falan bahsetti. Başbakan da seçimlere az kaldı , çalışın falan derken baktım muhabbet siyasetle ilgili hemen Başbakanın kızına yaklaştım ve ” Sümeyye Hanım atanamayan bir öğretmen olarak öğretmen atamalarıyla ilgili 1 sayfalık rapor hazırladım. Kendisine ulaştırabilir misiniz ? ” dedim. Sağolsun ilgilenerek aldı ve yanındaki bayana verdi. Bayan da çantasına koydu.

Bu sırada gözlerim hala Nimet Çubukçu’yu arıyordu. Neredeyse tüm kabineyi gördüm. Nimet Çubukçu piyasada yoktu. Nazım Ekren ve Faruz Özak’tan sonra Nimet Çubukçu’nun geldiğini farkettim. Yanında birkaç bayan daha vardı. Bir anda kendimi önlerine attım. Elimdeki kağıdı uzatarak “Öğretmen atamalarıyla ilgili bir rapor hazırladım Sayın Bakanım” dedim. Suratıma bir tuhat baktı. Nerden çıktın önüme der gibisinden elimden kağıdı aldı ve yanındaki bayana uzatıp yürümeye başladı. Bir şey dememe fırsat kalmadan hızlandı. Kağıdı alan kadın da sinirli bir şekilde katladı kağıdı. Nimet Çubukçu sanki okumayacak gibi aldı ama özellikle Başbakanın kızının Başbakana ulaştıracağını düşünüyorum.

Mektupta tam olarak şöyle yazıyordu ;

 Sayın Başbakanımızın Dikkatine ;

 Sayın Başbakanım bizler yıllarca üniversite okuyarak öğretmen olmak idealiyle her günümüzü geçiren öğretmen adaylarıyız. Birçoğumuz yıllardır Kpss öğretmenlik sınavına giriyor ve iyi de puanlar almamıza rağmen atanamıyoruz.

 

Bu arkadaşlarımız arasında Temmuz 2010’da yapılan şaibeli sınavda kendileri için yeterli puanları alıp atanabilecek durumdayken sınavın iptal edilmesiyle atanamayacak hale gelen arkadaşlarımız da var. Şüphesiz 2010 yılındaki Kpss skandalı en çok bu arkadaşlarımızı mağdur etmiştir. Yüzlerce öğretmen adayı bu şekilde atanacak puanı almışken yenilenen sınavla sıralama dışında kalmışlardır.

 

Kpss sistemi yıllardır uygulanmakta olup birçok hatayı da bünyesinde barındırmaktadır. Bazı branşlarda adaylar 30 puan bile alıp atanabilirken özellikle bazı branşlarda üst üste birkaç sınavda 80 puanı geçip hatta derece yapıp atanamayan adaylar da oldukça fazladır.

 

Bu sistemi objektif değerlendirmek için branşlar arasındaki bu uçurumun giderilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Ayrıca branşlardan alınacak öğretmen sayılarına göre planlama ve tespit yapılması , gelecek yılların yapılanmasının şimdiden belli edilmesi zaruridir.

 

Kimi branşlardan mezun sayısı ile her sene alınan öğretmen sayısı arasında giderek açılan bir farkla ters yönde bir ilişki vardır. Söz gelimi Tarih branşından her sene binlerce aday mezun olurken alınan öğretmen sayısı 150 ile 300 civarında kalmaktadır. Bu durumun halledilebilmesi sistemli bir planlama ile gerçekleştirilebilir. Özellikle Yök ile koordine bir şekilde ihtiyaca göre fakülte ve bölümlerin kurulması , gerekirse fazla olanların kontenjanlarının düşürülmesi hatta kapatılabilmesi gençlerin de geleceğe umutlu bakabilmelerini sağlayacaktır.

 

Her sene bazı branşlardan alınan öğretmen sayısı artmadığı halde mezun olan ve sınava giren aday sayısının sürekli artması sınavın ve atama sisteminin geçerliliğini en başta etkileyen unsurlardan olarak görülebilir. 20.000 adayın sınava girdiği bir branştan 200 kişi arasına girebilmek için bu binlerce aday bütün hayatlarını, ideallerini bir kenara itmektedirler. Her branşta yüzde 20’lik bir dilim içine girdiğinde öğretmen olunabilmesi gibi bir kriter hem seçiciliği hem de niteliği koruyacaktır.

 

Bizler biliyoruzki ülkemizde önemli bir sorun olarak öğretmen açığı bulunmaktadır. Yine biliyoruzki atanmayı bekleyen binlerce öğretmen adayı vardır. Özellikle 2010 Kpss sınavı sonrasında 6 Aralık’ta yapılacak kadrolu öğretmen atamasından sonra yapılacak olan sözleşmeli atamada kadroya geçenlerin sayısı kadar değil de kadroya geçen sözleşmelilerin üç katı kadar yeni sözleşmeli öğretmen alımı yapılırsa 2010 yılında mağdur olmuş ve haksızlığa uğramış öğretmen adaylarının bu mağduriyetleri de bir nebze olsun giderilmiş olunur. Hem de bu öğretmenler kendilerine verilen bu fırsatla ülkemizin ücra köşelerinde eğitime katılmış yeni dinamikler olarak canla başla görev yaparlar.

 

Bizler genç öğretmen adayları ülkemizin en önemli sorunlarından birisinin de öğretmen atama sistemi olduğunun farkındayız. Sizlerin de bu sorunun çözümüne yönelik adımlarınızı beklemekteyiz. Bu sorunun ülkemizin önemli bir sorunu olarak görülüp halledilmesi gerektiğine inanıyoruz. Uzun vadeli plan ve programların açıklanması , bu sorunun çözümüne dair önerilerin gündeme getirilmesi ve değerlendirilmesi eğitim sistemimiz açısından da elzemdir. Bu vesileyle bir kez daha ülkemiz adına yaptığınız ve yapacağınız çalışmalar için muvaffakiyetlerinizi dileriz.

Mektubun altına da isim , mail , telefon gibi iletişim bilgilerimi ekledim. Umarım tüm atanamayan öğretmenler için bir faydası olur.

Yorum Yaz